Acı Kaybımız...

 

2019’un Aralık ayından beri Dünya genelinde salgın şeklinde devam eden ve ülkemizde Mart ayı başlarında bu yana görülmeye başlayan koronavirüs (Covid-19) hastalığına ilişkin, özellikle hayatın yükününü omuzlarında taşıyan işçi ve emekçiler için ne yazık ki risk ciddiyeti artarak devam ediyor. Pozitif olarak gelen vakalar artık işçi arkadaşlarımızın hayatını kaybettiği haberlerine dönüşmüş durumda.

 

Başta, tüm kamu otoriteleri tarafından “hayat eve sığar” ve “evde “kal” sloganı eşliğinde halka kendi OHAL’ini ilan etme ve evde kalma çağrısı yapılmıştır. Bu çağrı tüm medya kanalları kullanılarak, tanınmış ve medyatik kişiler üzerinden kampanyaya dönüştürülmüştür. Ancak tüm topluma yapılan çağrıya rağmen milyonlarca işçi “istisna” tutulmuştur. İşçiler bu çağrıya uyamamıştır. Tam tersine uymamak zorunda bırakılmıştır. İşe gitmemesi, evde kalması halinde ciddi geçim sıkıntıları ile karşılaşacak, beş parasız, tazminatsız kapının önüne konulacağını bilen işçi ve emekçiler için “evde kalmak”, ne yazık ki bir hayalden öteye gitmemektedir.

 

Bilim Kurulunun da tavsiyelerine rağmen sokağa çıkma yasağının uygulanmaması, insan hayatının günlük istatistiklere sıkıştırıldığı bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. Birçok deri ve tekstil iş yerinde yüzlerce Covid-19 pozitif vaka çıkmış, yüzlercesi karantinada kalmaktadır. Vakalar artarak devam ederken bir yandan da ölüm haberlerini aldığımız işçi sayısı artmaktadır.

 

Örgütlü olduğumuz KT Deri firmasında çalışan üyemiz Mehmet Merç(49)'i  25 Nisan’da, 28 Nisan’da Adil Duman’ı (54)yakalandığı Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirmesinin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Öncelikle üyemizin başta ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyor, arkadaşları, dostları ve sevenlerine sabır ve metanet diliyoruz.

 

İzolasyonun çalışan emekçiler açısından ve özellikle emek yoğun sektörlerde neredeyse mümkün olmadığı ve yetersiz kaldığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Pandemi çerçevesinde alınan tedbirlerin başlamasının akabinde sendikamız ve işyeri temsilcilerimizin de ortak yürüttüğü çalışmalarla Mart ayı ortalarında işyerinde sıkı tedbirler alınmıştır; farkındalık eğitimleri yapılması, kronik rahatsızlığı olanların ve risk grubunda olan çalışanların süresiz ücretli izne ayrılması, sosyal mesafeye uyum, servis sayısının artırılması, servislerde tekli oturma düzeni, risk grubunda olmadığı halde dileyen olursa maddi kayba uğratmaksızın izin kullanımının sağlanması, maske –eldiven korunumu, her bir işçinin kolayca ulaşabileceği yerlere dezenfektan malzemesin bırakılması, temizlik görevli sayısının artırılması, günlük iş yeri giriş çıkışlarında ateş ölçümü uygulamaya sokulmuştur.

 

Her ne özenle alınırsa alınsın görülmüştür ki yetkili ağızların söyleyip ama her yurttaşa ve çalışana eşit haklarla uygulamadığı tedbirler bu sonucu doğurmuştur. Özel izinlerle üretime zorlanan sektörlerde bu sonuç öngörülemez değildir. Kaybettiğimiz her bir işçi arkadaşımızın hayatından ve ölümü çalışmak zorunda bırakan kamu otoriteleri sorumludur.

 

Bir kez daha bu vesileyle ifade ediyoruz ki çalışma zorunluluğu olan sektörler dışında tüm sektörler üretimi durdurmalı ve derhal ücretli izinler uygulanmalı bu güne kadar çalışan tüm işçilere derhal acil ücretsiz test, ücretsiz sağlık hizmeti sağlanmalıdır.

 

DERİTEKS YÖNETİM KURULU


SENDİKALI OL GÜÇLÜ OL!