BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

DERİTEKS SENDİKASI

BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

 

Pandeminin tüm dünyayı etkisi altına alması ve ülkemizde ortaya çıkması ile birlikte tüm hayat olumsuz yönde etkilenmiş ve etkileri devam etmektedir. Karantina uygulamaları ve sokağa çıkma kısıtlamalarının yaygın bir biçimde tüm dünyada ve ülkemizde de uygulanması nedeniyle sektörlerin geneli olumsuz etkilenirken, dokuma hazır giyim ve deri işkolu olumsuz etkilenen sektörlerin başında gelmiştir.

 

Milyonlarca işçi ve emekçi pandemi koşullarında sağlık riski altında çalışmak zorunda kalmıştır. Kısa çalışma uygulamasından yararlanma şartları görece iyileştirilse de, azımsanmayacak bir kesim kısa çalışma şartlarını yerine getiremediği için daha fazla gelir kaybına uğramıştır. İşten çıkarmaların yasaklanması ile ücretsiz izin uygulamasının önü açılmış ve asgari ücretin yarısı oranında bir ücretin bağlanması ile işçiler önemli bir gelir kaybı ile karşılaşmıştır.  

 

Kısa çalışma kapsamındaki asgari ücretli bir işçi fabrikanın üretime ara vermesi ile bir ay çalışmadığı durumda 700 TL’lik bir gelir kaybı ile karşılaşmıştır. Kısa çalışma şartlarını karşılayamadığı için ücretsiz izin uygulamasına tabi tutulan işçilere ise bir ay çalışmadığı durumda asgari ücretin yarısına denk düşen 1.177 TL ödeme yapılmıştır. 3 ay süre ile böyle bir gelir kaybının işçileri zorlayacağı açıkça ortadadır ve sürenin 3 ay daha aynı şartlarda uzatılması işçilerin gelirlerinde büyük bir kayıp oluşturacaktır. İlave bir 3 aylık uzatma kararı ile birlikte işçilerin daha fazla koruma altına alınması, gelir kaybının önlenmesi yönünde adımlar atılması gerekmektedir.

 

Kısa çalışma ödeneği sürecinde geçirilen dönemin işçilerin daha sonra işsizlik maaşından mahsup edilecek olması, KÇÖ kapsamında oldukları günlerin emeklilik primlerinden sayılmaması gibi işçileri etkileyen olumsuz yönlerin bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir. 3 aylık uzatma ile toplamda 6 aylık dönemde kısa çalışmadan yararlanan işçilerin daha sonrasında işsiz kalmaları durumunda işsizlik maaşı alabileceği süre ve maaş miktarı mevcut haliyle büyük oranda düşecek ve işsizlik döneminde işçiler büyük oranda kayba uğramış bir işsizlik maaşıyla baş başa kalacaktır.  Bu nedenle KÇÖ ile işçilere yapılan ödemelerin işsizlik maaşında mahsup edilmemesi ve işçilerin emeklilik haklarının korunması gerekmektedir.

 

Diğer yandan kıdem tazminatı ile ilgili geçmişten bugüne yapılmak istenen  ve her seferinde farklı bir adla karşımıza getirilen değişiklik önerilerinin sonuncusu Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında gündeme getirildi. Ayrıntıları hakkında henüz bilgi olmayan bu sisteminde mevcut kıdem tazminatının koşullarının işverenler lehine yapılacak düzenlemelerle maliyetinin hafifletilmesinin amaçlandığı çok açıktır. Geçmişte olduğu gibi bu sistemin de nihai olarak çıktığı yol kıdem tazminatının gaspından başka bir şey değildir.

 

Pandemi sürecinde TİS prosedürlerinde ilgili sürelerin 3 ay uzatılması sonrası toplu iş sözleşmeleri prosedürleri Bakanlık tarafından işletilmemiştir. Normalleşme süreci Toplu İş Sözleşme prosedürlerinin yeniden işletilmeye başlatılması gerekmektedir.

 

Genel istihdam ve sanayi istihdam rakamlarının aylardır her seferinde düşmesine ve buna karşı çalışabilir nüfusun her geçen artmasına rağmen işsiz sayısının akla ve mantığa aykırı olarak düşük açıklanması anlaşılabilir değildir. TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamına “iş aramaktan ümidi kesenler” ile  “çalışmaya hazır olduğu halde iş aramayanlar” dahil edildiğinde ortaya çıkan geniş tanımlı işsizlik rakamları geçen yılın aynı ayına göre büyük artış kaydederek %20,97’den yüzde 25,30’a çıkmıştır.

 

Sendikal barajların devam ediyor olması örgütlenmenin önündeki engellerden biri olarak durmaktadır. Bir sendikanın toplu iş sözleşmesi yetkisine sahip olabilmesi için bulunduğu işkolundaki tüm çalışanların en az yüzde birini üye yapma şartının devam ediyor olması ILO normlarına aykırı olarak devam ettirilmektedir. İşkolu barajının sendikalaşmanın önündeki engellerden biri olarak kaldırılması gerekmektedir.

 

Yaşanan pandemi sürecinin kadınların yoğun olarak çalıştığı sektörlerde kayıt dışı çalışma oranlarının yüksek olması nedeniyle sosyal koruma  paketlerinden daha az yaralanmıştır. Bir de önlem amaçlı evde kalması gereken bu süreçte kadınların yaşadığı şiddet olayları artarak devam etmiştir. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun yayınladığı rapora göre Türkiye'de şiddete uğrayan kadınların salgın sebebi ile hastanelere gidip rapor almaktan çekindiği, kolluk kuvvetlerinin 6284 sayılı kanunun yükümlülüklerinin etkin bir şekilde yerine getirmedikleri de gözlemlendiği belirtilmiş. 

 

Sağlık çalışanlarının canla başla mücadele ettikleri covid-19 sürecinde alacakları ek ödemelerle ilgili ortaya çıkan ayrımcılığın ortadan kaldırılarak tüm çalışanların eksiksiz bir şekilde ek ödeme almaları sağlanmalıdır.

 

Sendikamızın örgütlenme çalışmaları kapsamında pandemi sürecinde Vip Giyim ve SF Trade firmalarında sendikalaştıkları için işten çıkarılan işçilerin sürdürdükleri direnişlere ara verilmiştir. Anayasal haklarını kullanan işçilerin işlerine geri dönmeleri için verdikleri mücadele nedeniyle SF Trade işvereni iki üyemize 200’er bin TL’lik “haksız rekabet” adı altında tazminat davaları açmıştır. İşçilerin demokratik ve barışçıl çerçevede sürdürdükleri mücadeleye işveren tahammül göstermemiş, tüm diyalog çağrılarımızı yanıtsız bırakmıştır. SF Trade’de işçilere karşı açmış olduğu davaları geri çekmeli, atılan 4 kadın işçinin işe geri alınması ve sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için sendikamızla görüşmeler başlamalıdır. Aynı çağrıyı Vip Giyim’de çıkarılan 2 kadın üyemiz için yapıyor ve  işverene atılan işçileri bir an önce işçileri geri alma çağrısında bulunuyoruz.   

 

Normalleşme adımlarının atıldığı şu günlerde çalışanların sağlığının korunması ve gelirinin korunması yönünde atılan adımların işçileri korumak için yeterli olmadığı ve 3 aylık uzatma döneminde işçilerin daha fazla korunması yönünde adımların atılması gerektiği açıktır. Kıdem tazminatının mevcut haliyle kalması ve kıdem tazminatına dokunulmaması, Türk-İş Konfederasyonun Genel Kurul’da kıdem tazminatına dokunulması durumunda bunun bir grev kararı sayılacağı yönünde kararı uygun olarak tereddüt etmeden grev kararını uygulayacağımızı belirtiyoruz.

 

Pandemi sürecinde Covid-19’a yakalanan başta üyelerimize ve tüm işçi ve emekçilere bir kez daha geçmiş olsun diliyor ve hayatını kaybeden tüm işçilerin ailelerine başsağlığı dileklerimizi bir kez daha iletiyoruz.

 

11.06.2020


SENDİKALI OL GÜÇLÜ OL!