CPS İŞÇİLERİ VOLKSWAGEN´İ VE TOPLU ÇIKIŞLARI PROTESTO ETTİ

Sendikamızın örgütlü olduğu İstanbul Deri ve Endüstri Serbest Bölgesi’nde kurulu CPS Automotive Tekstil’de toplu çıkışlar protesto edildi. İşverenin geçtiğimiz günlerde 2019 Ocak sonundan itibaren siparişlerin olmaması nedeniyle toplu çıkış yapacağını açıklaması üzerine sendikamız işyerinde alınan kararı protesto etti. İşçiler aynı zaman CPS’deki en büyük müşteri olan Volkswagen’in de kendi etik kurallarını çiğneyerek ucuz ve sendikasız işyerlerinde üretim yapmasını da protesto ederek Volkswagen’in temel işçi haklarına saygı duymayı çağıran dövizler taşıdı.

 

 

İşyeri önünde dün saat 15:00 vardiya değişim saatinde bir araya gelen üyelerimiz fabrika etrafından tur atarak sloganlarla ana kapıya yürüdü. Ana Kapı önünde bir araya gelen işçiler CPS işverenin sendika tanımaz tutumu karşısında kararlılıkla mücadeleye devam edecekleri mesajını verdi. Yürüyüş sırasında işçiler sık sık “CPS şaşırma sabrımızı taşırma”, “Sendika hakkımız engellenemez”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarını haykırdı.

 

Basın açıklamasını sendikamızın genel başkanı Musa Servi yaptı. Servi, konuşmasında CPS’de 4 yıllık uzun bir mücadele olduğunu ve bu mücadelenin çarçur edilmesine izin verilmeyeceğini söyledi. Servi açıklamasında CPS işçilerinin geçmişte verdikleri mücadelenin devam ederek her alanda mücadelenin büyütülmesi çağrısı yaptı ve konuyu uluslararası platformlarda dile getirileceğini ve henüz yapılan eylemin sadece başlangıç olduğunu belirtti.

 

Servi aşağıdaki açıklamayı yaptı:


 

VOLKSWAGEN’İN UCUZ VE SENDİKASIZ İŞ GÜCÜ OLMAYI VE
CPS’DEKİ TOPLU ÇIKIŞLARI KABUL ETMİYORUZ!

 

CPS Automotive Tekstil en büyük müşterisi Volkswagen’in Türkiye’de tedarikçilerinden biridir ve Volkswagen grubu arabaları için koruyucu kılıf üretmektedir. Sendikamız CPS Automotive Tekstil’de 2014 yılında başladığı örgütlenme çalışmalarında 4 yıldır büyük emekler harcayarak 21 Mart 2018 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzalamıştır.

 

CPS işvereni sendikayı engellemek için her türlü yolu denemiş, üyelerimizi işten çıkarmış, sendikamızın toplu sözleşme yetkisine itiraz etmiş, işkolu itirazında bulunmuş, hukuksal boşluklardan istifade ederek uzun bir yargılama süreciyle işçilerin toplu sözleşme haklarını engellemiştir. CPS işvereni aynı zamanda sendikaya katılımları engellemek için işçiler arası ücret farklılıklarına gitmiş ve taşeron işçilere ortalama 400 lira daha yüksek ücret ödeyerek işçilerin mücadelesini kırmayı amaçlamıştır. Ancak tüm bunlara rağmen işçiler sabırla kararlı mücadeleleri sürdürmeye devam etmiş ve sendikalarına sahip çıkmıştır.

Hukuki süreçlerin tamamlanmasıyla sendikamız TİS yetkisini almış ve CPS işyeriyle toplu sözleşme görüşmelerine 2017 Aralık ayında başlamıştır. CPS işvereni toplu sözleşme masasında dahi sendikaya karşıtlığını açıkça beyan etmiş ve iş yerinde TİS imzalanması durumunda şirketin kapanacağını ve üretimi başka yerde devam edeceklerini söylemeye devam etmiştir.

 

Toplu Sözleşme görüşmeleri başlamasından sonra şirket ortaklarından Nalan Aydar üretimi İzmir’deki başka bir iş yerine kaydırmak için girişimlerde bulunmuş ve hatta olası bir grev durumuna karşı önlem aldığını müzakere toplantılarında açıkça ifade etmiştir.

Tüm bu engellemelere rağmen, toplu sözleşme grevin hemen ertesinde imzalanmıştır. Ancak ortaklardan Nalan Aydar siparişleri İzmir’de sendikamızın daha önce örgütlenme çalışmalarının olduğu ve üyelerimizin işten atıldığı SF Leather(şimdiki adıyla SF Trade) işyerine kaydırmaya başlamıştır. TİS imzalanmasından sonra siparişleri parça parça kaydırmaya devam ettiren işveren CPS’deki işçi sayısını 300’den 200’e düşürmüştür. Ancak işveren geçtiğimiz hafta 30.01.2019’dan sonra yeni siparişlerin olmayacak olması nedeniyle tüm işçilerin işten çıkarılacağını bildirmiştir. Toplu Sözleşmenin imzalanmasından 8 ay sonra toplu çıkış yapılacağının bildirilmesi kesinlikle kabul edilemezdir. İşverene bir kez daha buradan sendika ve toplu sözleşme hakkına saygı duymaya çağırıyoruz. İşçilerin tek suçu sendikaya üye olmak ve toplu sözleşme hakkını kullanmaktır.

 

Burada asıl müşteri Volkswagen de CPS’deki temel hak ihlallerinden aynı derecede sorumludur. Ancak Volkswagen ucuz ve sendikasız bir işgücü için CPS işverenine destek çıkmış ve üretimin kaydırılmasına onay vermiştir. Volkswagen’in sendikasız, itaatkar ve ucuz iş gücü olmayacağız. Volkswagen’i ve CPS’yi işçilerin sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkına saygı duymaya, üretimi emeğin istismar edildiği yerlerde değil CPS’de devam ettirmeye çağırıyoruz. Toplu çıkışları kabul etmiyor tüm işçilerin işçilik alacaklarının garanti altına alınmasını talep ediyoruz. Bu karar değişmediği sürece işçilerin sokağa terk edilmesine izin vermeyeceğiz ve CPS işçilerinin mücadelesini uluslararası kamuoyuna taşıyacak bir kampanya başlatacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

 

 


SENDİKALI OL GÜÇLÜ OL!